MİLAS’TA TARİHİ ZİYARET

30.06.2016


 MİLAS’TA TARİHİ ZİYARET

İzmir Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Sami Azar, Milas’taki Yahudi Mezarlığının düzenlenmesini kapsayan ‘Milas’ta Yahudiliğin Sessiz Tanıkları’ isimli proje konusunda görüş alışverişinde bulunmak amacıyla Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ı ziyaret etti. 
Milas’ı Geliştirme ve Kalkındırma Derneği, Milas Kaymakamlığı, Milas Belediyesi ve İzmir Musevi Cemaati Vakfı’nın ortak paydada buluşarak hazırladığı ‘Milas’ta Yahudiliğin Sessiz Tanıkları Projesi kapsamında ilçeye gelen İzmir Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Sami Azar, Dr. Siren Bora ile birlikte Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’a ziyaret etti. Milas Kent Müzesi Danışmanı Engin Berber, Sanat Tarihçi Ayşegül Güngören, KUDEB Birimi Sorumlusu İsmail Ernur Öztekin ile birlikte Azar ve Borayı karşılayan Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, yakın tarihe kadar Milas’ta yaşayan Yahudilerin ilçe için önemine dikkat çekerek, “Milas Yahudileri, benim çocukluk dönemimde yaşadığımız hissettiğimiz bir sosyolojik olgudur. Belediyemizin de bulunduğu bu mahalle zamanında Yahudilerin en yoğun yaşadığı mahalle olmuştur. Halk arasında da hala burası Yahudi Mahallesi olarak bilinir ve anılır. Bizim kuşağımız da Yahudilerle aynı dönemi yaşamış insanlardır. Benim doktorum da bir Yahudi’ydi ve hastaları kendisinden çok memnun kalırdı. Yahudiler Milas’ta yaşadıkları dönemde prensipli iş ahlakları ve çalışkanlıkları ile örnek olmuşlardır. Şuan da bunu daha iyi anlıyoruz.” dedi.
Geçmiş dönemde de Yahudi Mezarlığının korunması ve düzenlenmesi için çeşitli girişimlerde bulunduklarını ifade eden Başkan Tokat, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’ndan katkı alınabilmesi amacıyla ‘Gelecek Turizmde’ Sürdürülebilir Turizm Hibe Programına başvurusu yapılan projenin, Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıdığını söyledi. 
Yahudilerin Milas’tan ayrılmalarının, ilçe açsından önemli bir kırılma noktası oluşturduğuna dikkat çeken Tokat, “Şuan da Milas Halk Eğitim Merkezimizin olduğu yer havraydı. Ama burayı havra olarak bugünlere taşıyamamışız. Bu beni oldukça üzmüştür. Farklı dinleri ve kültürleri bünyesinde barındırabilen şehirler, her zaman diğer şehirlere göre oldukça değerli olmuştur. Milas’tan giden Yahudilerle bu yöre insanının dostlukları az da olsa halen devem ediyor. Biz Yahudileri biliyoruz fakat, gelecek nesiller de Milas’ta bir dönem Yahudilerin yaşadığından haberdar olsun diye bir şeyler yapmak istiyoruz. Biz de bu bağlamda, Milas Yahudilerinden kalan tarihi mezarlıkla ilgili projenin hayata geçirilebilmesi için çalışıyoruz. Milas’ta Yahudiliğin Sessiz Tanıkları isimli projeyle, oldukça kötü durumdaki mezarlıkta gerekli araştırmaların ışığında çalışmalar yapılacak ve Milas Yahudileri onurlandırılacak.” diye konuştu.
“YAHUDİLER ANADOLU KÜLTÜRÜNÜN BİR PARÇASIDIR”
Projenin kendisini oldukça mutlu ettiğini ve projeyle ilgili her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirten İzmir Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Sami Azar, “Ben gençlik yıllarımda Halikarnas Balıkçısını tanıdığım yıllarda, Anadolu’nun neyi varsa kendi kültürümüz olduğunu öğrendik. Anadolu’da yaşayan her millet buraya bir iz bırakmıştır. Dolayısıyla tüm bunlar Anadolu kültürü çerçevesinde ele alınmalıdır. Proje beni gerçekten çok mutlu etti. Genel olarak Yahudiler de Anadolu kültürünün önemli bir parçasıdır. Mezarlıklar herkes için kutsaldır. Milas’taki Yahudi mezarlığında araştırmaları, mezar taşlarının katalog çalışmalarını ve anıtı kapsayan projeye bizlerde her türlü desteği vermeye hazırız.” dedi.
YAHUDİ KÜLTÜRÜ KENT MÜZESİNDE TANITILACAK
Milas Kent Müzesi içerisinde Yahudi kültürü için bir oda ayırdıklarını söyleyen Milas Kent Müzesi Danışmanı Prof. Dr. Engin Berber, Milas Yahudilerini tanıyan, bilen, onlarla dostluk kuran son kuşakla ilgili araştırma ve görüşmelerin yapılacağını ve elde edilen bilgilerin derlenerek Kent Müzesi arşivine kazandırılacağını belirtti.
Ziyaretin ardından Azar ve Bora, KUBDEB Sorumlusu Öztekin rehberliğinde Milas Çöllüoğlu Hanı’nı ve Milas Yahudi Mezarlığı’nı gezdi. Milas Yahudi Mezarlığı’ndaki mezar taşları inceleyen Dr. Boran, mezarlığın en az 400 yıllık bir geçmişe tarihlendiğini belirterek projeyle daha fazla mezar taşının ortaya çıkarılabileceğini söyledi.